Manipülasyon, Av-Avcı Psikolojisi ve İnsanın Kendisiyle Yüzleşmesi

Manipülasyon, Av-Avcı Psikolojisi ve İnsanın Kendisiyle Yüzleşmesi
Manipülasyon, Av-Avcı Psikolojisi ve İnsanın Kendiyle Yüzleşmesi
Bir bilmeceyle başlayalım: Herkesin şikayet ettiği ama yine herkesin yaptığı şey nedir? Evet bu bir bilmece. Ve cevabı çoğu zaman başkalarında ararız. Bu bir bilgi aktarımından çok yüzleşme davetidir. Bazı bilgiler hak edilir. Şu an burada olman tesadüf değil, bunu okuyorsan kendini layık gördüğün içindir. Ve bu bile başlı başına bir farkındalık eşiğidir.
Konumuz: Manipülasyon
Manipülasyon sadece ’birinin bize bir şey yapması’ değildir. Manipülasyon aynı zamanda bizim neye izin verdiğimizdir, nerede sustuğumuzdur, hangi boşlukta beklediğimizdir. Burada kendimize ayna tutacağız. ’Ben neredeyim? Ben ne yapıyorum? Bana ne yapılıyor?’ 
Aynı Sahne, İki Ayrı Gerçeklik
Kartallar gökyüzünde süzülürken sudaki balığı avlayan eşsiz avcılardır. Keskin gözleriyle avını belirler, hızla dalışa geçerler ve güçlü pençeleriyle balığı sudan .ekip alırlar. Bu olağanüstü yetenek kartalı hem gökyüzünün, hem de suyun hükümdarı yapar. Şimdi soralım: Balığın kartala bakış açısı ne olurdu? Aile Diziminde bir temsilci olsaydın ya da o balık sen olsaydın, kartala nasıl bakardın? Peki tersinden bakalım: Kartalın gözünden balık nedir? O günün yemeği, günün nimeti, kahvaltı çorba gibi… Şükredeceği bir şey. Ama balık için kartal ne? Cellat? Azrail? Hayatına son veren? Ve şimdi asıl soru: Av kim? Avcı kim?
Buraya kadar sorduğumuz bütün sorular aslında tek bir soruya çıkar. Avcı hep vardı. Kartal hep oradaydı. Peki… Av olmaya ne zaman karar verdik?
İsterseniz yüzleşmenin başlangıç noktasını buradan alalım. Avcı hep vardı. Sen av olmaya ne zaman karar verdin? Çünkü hiç bir manipülasyon, insanın kendi zihninden bağımsız oluşmaz.
Her sonuç, bir sistemin ürünüdür. Çok basit bir şeyden bahsedeyim, bir şeyin sonuca ulaşabilmesi için, önce bunun kafanın içinde bir bir düşünce halinde bulunması gerekir. Düşünce meselesini hallettikten sonra ikinci aşamada bununla alakalı bir karar vermek gerekiyor, yani bir davranışa dönüştürmek… Karara dönüşmemiş düşünce ‘’boş’’ düşüncedir. Karara dönüşen düşünce yerine ulaşmıştır. Dönüp dolaşan snapslerden oluşmaz, bir atlama vardır ve yerine ulaşmış, bir davranışa dönüşmüştür, yani ‘’hareket’’ başlamıştır. Dolayısıyla burada ne olmuştur; ‘’Nihai sonuç, yani davranışa dönüşmüş karar…’’
Peki ya benim davranışımı benden başka biri karar veriyorsa ya da benden başka biri düşünüyorsa? O zaman ‘ikna’ olmuşumdur ya da ‘manipüle’ edilmişimdir. Bir şeyi ya ikna olduğun için yaparsın, ya da X kişisi seni manipüle ettiği için. İkna altında irade, bilgi, kazanç, mantık yatar, manipülasyonda bunlar oluşmaz.
İkna Nedir?
İkna varsa irade vardır, bilgi sahibiyimdir, mantık vardır, sonuçta karşılıklı kazanç vardır
Manipülasyon Nedir?
İrade zayıftır ya da yoktur, bilgi eksiktir ya da çarpıtılmıştır, mantık kopuktur, kazanç tek taraflıdır.
Av-Avcı psikolojisi burada başlar. İşte o an; kartal hala kartaldır, ama balık yüzeye çıkmıştır, yani Av’dır. Sonuç: Kartalı değil yüzeyü sorgula. Kartal gökyüzünde hep olacak. Avcılar dünyadan silinmeyecek. Asıl mesele şu; Manipülasyon başkasının kötülüğüyle deği, çoğu zaman insanın ihtiyacıyla başlar.
Bu yazıyı bilgi olarak değil, bir soru olarak yanında taşı. Sorunun cevabı değiştiğinde; ilişkilerin değişir, döngülerin değişir, ama en çok da sen değişirsin.
Bu yazı tıbbi veya psikiyatrik bir tedavi niteliği taşımamakta olup, herhangi bir hastalığın tanı ve tedavisinde yönelik değildir.